Proje Trendleri · 10 Nisan 2026
Proje Trendleri · 10 Nisan 2026
Şehircilik tarihinin belirli dönemlerinde işlevsel ayrışma modern planlama anlayışının temel ilkesi olarak benimsenmişti. Ancak son yirmi yılda bu anlayış köklü biçimde sorgulanmaya başlandı.
Karma kullanımlı proje fikrinin temelinde; insanların gündelik yaşamlarındaki ulaşım yükünü azaltmak, canlı ve sürdürülebilir mahalle dokuları oluşturmak yatmaktadır.
Türkiye'de karma kullanımlı geliştirme anlayışı özellikle 2010'lu yıllardan itibaren ivme kazanmıştır. İstanbul'un çeşitli noktalarında yükselen rezidans-ofis-alışveriş kulesi kombinasyonları bu trendin en belirgin örnekleridir.
Karma kullanımlı projelerin tasarım ve yapım süreci, tek işlevli yapılara kıyasla çok daha karmaşıktır. Yangın güvenliği, asansör kapasitesi, otopark dağılımı ve faturalama sistemleri kritik mühendislik meselelerini oluşturmaktadır.
COVID-19 pandemisi, karma kullanımlı projeleri hem olumsuz hem de olumlu yönde etkiledi. İnsanların yürüme mesafesindeki olanaklara yönelik talebi büyük ölçüde arttı.
Karma kullanımın bir sonraki evresini oluşturan "yaşam kampüsleri" konsepti, konut, iş, sağlık, eğitim, spor ve kültür işlevlerini bütünleşik bir planlama anlayışıyla tek çatı altında sunmaktadır.